|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
İnsan hakları, barış, özgürlük ve demokrasiye inanmıyorumNerde barış özgürlük, insan hakları ve demokrasiden bahseden birileri varsa ardında kan gözyaşı ve ölüm geliyor. En yakın örnek olarak söylüyorum Saddam’ı öldürüp Irak’ı işgal eden Amerika aynı sloganları kullanarak biz bu ülkeye barış, özgürlük, demokrasi ve insan haklarını getiriyoruz dediler. Ne yazık ki demeye devam etmeleri en büyük endişem. Afganistan ve Kuzey Asya ülkelerinde de bu böyle olmadı mı? Şimdi bu ülkelere bakıyorum da hepsinde iç savaş var. Bölünmüş görüş ayrılıklı insanlar bir birlerini öldürüyorlar. Her birine sorsanız ağızlarından salyalar akıtarak barış,özgürlük ve demokrasi için savaştıklarını iddia ediyorlar ve hala birbirlerini öldürmeye devam ediyorlar. Bu Avrupa Kıtasında da böyle olmadı mı, daha Bosna’daki barış ve özgürlük adına katledilen binlerce insan ve dağılmış ailelerin yaraları hala sarılamamışken. Buna bir yenisi daha eklendi kutsal bir duygu ancak bu kadar sömürülebilir; bunun adı da kardeşlik. Kardeşçe yaşamayı bilmeyenlerin ağzına aldıkları bu sözcük öylesine sırıtıyor ki! Birilerinin koruma köpekliğini yapanların bu vatan için doğal yaşam şekli olan ve kendilerinin anlamını dahi bilmedikleri kardeşlik barış ve özgürlük bu ülkede yüz yıllardır sürüyor sürmekte ve sürmeye de devam edeceğinden kimsenin kuşkusu olmasın. Daha düne kadar dağlara çıkardıkları körpe beyinleri yıkayarak, gerekse zorla ve tehditle eğitip barış ve özgürlük içinde yaşayan Türk ve Kürt toplumlarının üzerine saldırtan insanlık dışı bu yöneticiler hala Türkiye Cumhuriyetinin sınırları içinde bulunan yönetim birimlerinin başında olması ve aynı nutukları tekrarlamalarına fırsat verilmesini hazmetmem mümkün değil. Kendilerini Kürt halkının kurtarıcısı gibi gösterip, eli silahlı eşkıyalara hedef gösterenlerin, günlerce kamu oyunu meşgul eden söylemlerle Türkiye Cumhuriyetini aşağılamaya çalışanlar bu ülkenin insanlarının verdiği vergilerle beslenip bu ülkeye ihanet etmenin yüzsüzlüğünü yaşamaktan çekinmiyorlar. Üstelik ölen körpe insanların onlar için hiçte önemi yok. Çünkü onlar bu memlekette gözü olan, bu milletin parçalanmadan bölünmeyeceğini ezberlemiş emperyalist güçlerin vaatle kandırılmış hizmetkarlarıdır. Onlar için ölenlerin Türk, Kürt veya başka bir etnik kökenden olmaları hiç ama hiç önemli değil; önemli olan Türkiye’nin karışıp birbirine düşmeleri, bir iç savaşı meydana çıkarak Türkiye’nin parçalanıp yok edilmesi hevesleri. Oysa kazın ayağı hiç de öyle değil, İnsan hakları derken gencecik insanları katleden, Barış derken barışı bozmak için her türlü kalleşliği göze alan, kardeşlik derken kardeşi kardeşe vurduran, demokrasi derken zalimce hükümler veren insanların söylemlerinden sonra siz bu sözlere inanırmıydınız? Türkiye’de yüz yıllardan beri varolan barış, kardeşlik, demokrasi ve dinimizin en temel hak ve savunucusu olduğu insan haklarını biz layıkıyla zaten yaşıyoruz. Bu vatanı bölme ve yok etme hevesinde olan siz emperyalist uşakları gölge etmeyin yeter.
|
![]()
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| © 2010 Bu sitenin tüm hakları Mudanya Yorum Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilmeden hiç bir yerde yayınlanamaz. | Bu web sayfası en düşük 1024*768 çözünürlükte ve IE7 Firefox 3.0 tarayıcılarda düzgün çalışır. |
İnkaweb İçerik Yönetim Sistemi Sürüm : 1.4.1 |